1 Mayıs 2014 Perşembe

Nisan 2014

Merhaba,


Karaköy'de DEM diye bir çay evi türedi. Ayy millet gide anlata bi hal oldu. Gideyim bari dedim. Yine son dönem moda olan beyaz çaydan içtim. Fena değildi çay da çay evi de. Uğrak yeri olacak bi yer değil ama gidip görülebilir. 2 kişi giderseniz çaydanlık söylemeniz mantıklı olur, bizim çay 20 tl civarında bişeydi. Aç gidildiğinde güzel atıştırmalıklar var, ben bi mozarella sandviç hüplettim.


Kek yaptım. Acaba yapmadığım ay var mı? Bu defa cranberries, ceviz ve üzümlü.


Bu fotoğrafı görünce hatırladım ki ay başında sağlıklı beslenme, az bi detoks modundaydım. Sonra uçtu gitti bu mod. Bu içeçek güzel olmuştu ama. Soda'ya limon sıktım, içine taze nane, elma, doğranmış çilek. Doğradım ki kokusu iyice geçsin sodaya.



Sonra işte detoks falan kalmadı.  Sıcak şarap ve kestaneden düz devam ettim, özüme döndüm. Kestaneyi görünce söyleyeyim: Nasıl mutluyum böyle yaz gelmesi beklenen günlerde hava kapalı ve yağmur yapıyor diye belli değil!! Teşekkürler yalancı kış.


Mum yaktım, fal kapattım.


Kahvaltısız aylık post olmasın di mi? Bu defa boyozlu.



Hürrem öldü a dostlar, fırk :'(

Battaniyemi hem örüp hem örttüğüm gözden kaçmadı her halde? Öyle de pratik oluyor bu bi baştan bi başa örülen battaniyeler.



Bu kitabı bitirdim. Yazarım bir kaç kitap daha okuyunca.


İşe giderken giydiklerimden bir kuple.  Sarı hırka H&M yeni sezon.

Sizin de saçlarınız olmayınca olmaz mı? Saçın keyfi diye bişey var. Bazen olmaması için hiç bi sebep yoktur, yeni yıkanmıştır, güzel kurumuştur ama yok olmaz olmaz. Bazen de hof toplayayım da önüme gelmesin işim başımdan aştı zaten dersinz böyle gelin topuzu olur.



Bir arkadaşımın kına gecesine gittim. O sağda turuncu gördüğünüz yıkanmış hali sonra öyle bir koyulaştı ki, bildiğiniz kahverengi oldu. Ertesi gün düğünde pek çok "ayy nasıııl"a maruz kaldım. Denilene göre kimi cilt iyi tutarmış, 10 dk bekledip bu kadar koyu renk vermesini böyle açıkladılar.


Bir sabah yine ofisle alakalı bir toplantı vardı. Ona giderken böyle kapalı havada, erken saatte, sahilde kimseler yokken bulundum, pek huzurlu geldi. Bu da o huzurun fotoğrafı.



Art Kafe'yi bilir misiniz? Bir kaç şubesi var. Bu Levent'teki ve fotoğrafta gördüğünüz de çilekli pinoli. Bu tatlı vesilesiyle kendimle ilgil şöyle bişey fark ettim: Kendimi tatlı sever biliyorum ama aslında regl dönemlerim hariç hep çevremdekilerin etkisiyle tatlı yiyorum. Bu tatlı da içimi baydı yarısında.



Bi de örgüm şu an bu hallerde.

Bende nisan böyleydi. Ya sizde?

Esen kalın, öperim.

2 yorum:

Meltem dedi ki...

Senin fotoğrafların tam benlik hani huzur buluyorum dersem yeridir yine herşeyden biraz biraz harika bir post olmuş bu arada battaniyenin renkleri çok güzel, ellerine sağlık mutlu hafta sonları.

as royal as a queen dedi ki...

Güzel yorumların için çok teşekkür ederim Meltem. Sana ve ailene de musmutlu haftasonları.