kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Ocak 2017 Pazar

31 Aralık 2016'nın Günlüğü

Ben çocukken Anne Frank'ın hatıra defteri vs tarzı savaş veya savaş sonrası dönemi anlatan kitapları okuduğumda bir ülkede savaş olduğunda sanki adı böyle konulur  gibi gelirdi. Ama bu adın konması sadece o ülkenin dışındakiler, uzaktakiler içinmiş, o ülkede savaşı yaşayanlar için değil. Bence biz de şu an savaşın içinde yaşıyoruz. Sadece şu ana kadar bize somut olarak denk gelen bir şey olmadı.


Artık gece 2'de yatıp sabah 8'de cin gibi kalkan bir Serpil değilim. Yaşlandıkça daha az uyuyacağımı düşünmüştüm. Sanırım henüz o kadar yaşlanmadığım ara bir dönemdeyim. Bu ara günde 12 saat uyusam az geliyor. Neyse cumartesi diye fazlaca uyuyup biraz dinlenmiş olarak saat 11'de kalkıyorum.  Sade bir kahvaltı yapıyorum.



Bir bölüm The Flash izliyorum. 2-3 aydır izlemiyordum.


Çayı dökecekken şunları gözüme koymak gekiyor aklıma. Zaten haftaiçi hep gözlerimin arkası ağrıyor. İyi gelir.


Sonra biraz bu fındığı sıkıştırıyorum. O diyor "bırak mıncırma beni", ben diyorum "bu kadar tatlı olup mıncırılmadan bırakılınır mı?" İsmail gerçekten çok söylenen, mırıl mırıl bir kedi. Rahatsız olunca mıyığğv mıyıvvv söylenip duruyor.


Sonra Migros'a gidip biraz alışveriş yapıyorum. Aslında dışarıda hava çok soğuk olduğundan amacım biraz dışarı çıkıp o soğuğu yüzümde falan hissetmek. Migros da amaç oluyor. Herkesler alışverişte. Kasap, fırın ve kasada bir dolu sıra bekliyorum. Olsun. Ben market gezmekten ve o yavaşlıktan hoşlanıyorum.


Sonra poşetleri taşırken kollarım kopuyor. Biraz dinleniyorum. Ananas yiyip kahve içiyorum.


Sonra biraz da bu büyük oğlanı maskara ediyorum.


O sırada küçük oğlan dışarıyı seyredip heyecanlanıyor. Kar mı görüp kuş mu görüp heyecanlanıyor bilmiyorum.



Dinlenmem bitince kalkıp duş alıyorum. Sonra da şunlarla yüzümü, dudaklarımı, göz çevremi güzelce nemlendiriyorum.  


Akşam yılbaşı diye oje sürüyorum.


Ojem kuruyana kadar biraz kitap okuyorum.


Sonra da yılbaşı akşamı için giyiniyorum. Yeni yıla girerken hem rahat hem güzel bulduğum bir şeyler olsun istiyorum üstümde.


Sonra annemlere gidiyorum. Kar yağıyor. Çok güzel.



Annem hindi doldurmuş. Ben istemiştim. Biraz çatlayana kadar yiyip içiyoruz.



Uykum geliyor. 12'yi zor edip sonra da yatmadan önce diş fırçala, yüz yıka vs rutinimi yapıp 12:30 gibi yatıyorum.

İyi seneler.

3 Eylül 2016 Cumartesi

Aylık Mutluluklar - 1



Eve aldığım şu ayçiçekleri,



Boyner'deki indirimden şu sepeti alıp içine koli bandından telefon şarjına, bilgisayardan İsmail'in tarağına kadar ortalıkta dolanan ne varsa doldurup evi derli toplu hale getirmek,


Eve yakın mesafede olan, menüsüne aşina olduğum ve her sefer menüye baksam da hep aynı şeyi yediğim, üstelik yeşilliklere bakan bu yerde hem de bir pazartesi sabahı kahvaltı yapmak,



Fırında yağsız pişirdiğim yeşil kabuklu kabakları köri ve kekik karıştırdığım yoğurda batırıp yemek,


Güzelce yüzdükten sonra uzuuun saatler şezlongtan kalkmadan kitabımı okumak ve bittiğinde kaç saatte bitirdiğime bakmak

geçen ay beni mutlu edenlerdendi.

Sevgiler.

1 Eylül 2016 Perşembe

Ağustos 2016



Merhaba sevgili okur. Artık serin serin Eylül geldiği, vıcık vıcık güneş tepemizden çekileceği için mutlu olduğumdan Ağustos postunu biraz uzun tuttum. Bol fotoğraflı az yazılı. Buyrun.



Bu seriyi okuyorum. İkinci kitabı bitirdim, üçüncüye başladım. Charlain Harris'i çok seviyorum, çok sürükleyici ve zevkli yazıyor.



İlk kitap olan Grave Sight'ı 8.3 saatte okumuşum.




İkinci kitap Grave Surprise'ı ise 7.9 saatte.


Böyle uyandığım sabahlar çok huzurlu.


Bi de evi temizleyip pırıl pırıl evde kahve içeceğim zamanlar.


Kahvaltı çeşitlendirme denemelerimden pastırmalı kaşarlı ısırmalık,


breakfast muffin,


ve asparagus&cheese pastry.



Instagramın snapchat tarzı yeni uygulamasını aktif kullanıyorum :)


Kahvaltı yaparken olsun bamya temizlerken olsun hep the Flash izledim.



Böyle et, sebze, patates yanyana menülerimi çok seviyorum. Hem sağlıklı, hem ekmeksiz doyurucu hem kilo yapmaz.


Bazen patatesin yerini pilav alır.

Bu ayki favori yiyeceğim fırında tamamen yağsız ve baharatlı kabak. Köri ve kekikle tatlandırdığım yoğurda batırıp batırıp yedik. Nefis nefisti. Yemeğin yanına da olur sağlıklı atıştırmalık olarak da.



İlk kez Creme Brulee yaptım. Ne yalan söyliyim fena olmadı.


Satisfaction (soldaki) ile Californication (sağdaki).


Temsili film izleme fotosunun altına izlediğim filmleri yazayım: Zootrapolis, Blue Jasmine, Irrational Man ve Scoop.

İlki anime, sonrakiler Woody Allen filmleri. Woody Allen çok severim.

Bu tarzı instagramda gördüm, İngiltere'de bir mağazadan, çok beğendim. Bluze de pantolona da bayıldım. Kemikli vücutta güzel durur.


Bu gömlek de aynı mağazadan. Çok sevimli ve şık bence. Du bakalım alırız belki bi şekil.

Okullar da Eylül'de açıldığından Eylül bana hep yeni başlangıç ayı gibi gelir. Güzel yeni başlangıçların olduğu, huzurlu bir Eylül diler, hepinizi öperim.

Sevgiler.

2 Mayıs 2016 Pazartesi

Nisan 2016



Baharın çiçekleri ve meyveleri ne güzel. Portakal yiyip mum yakmaktan sıkılmıştım. Bu ay erengüller aldım. Çok mis değil de neler.


Martha Stewart'ın 'one pot pasta'sını denediniz mi? Denesenize. Çok güzel ve kolay.

Gerçi benim üniversite yıllarımda yurt/öğrenci evi deneyimim yok. Olanlar bu tarife bildiğin fazla kap bulaşmasın, kolay olsun mantığında öğrenci evi yemeği dediler :) Neyse bana göre gayet afilli one pot pasta.


Sonucu böyleydi.


Bu ay bazı sabahlar chialı puding yedim: Akşamdan 1 su bardağı süte 2 çorba kaşığı chia olacak şekilde koyuyoruz. Tatlandırma amaçlı da bal/pekmez/vanilya üçlüsünden istediğimizi ya da istediklerimizi istediğimiz kadar koyuyoruz. Bunu akşamdan yapıp dolaba koyunca ise sabaha kahvaltınız hazır. Tat vermek için başka aklınıza gelen bir şey olursa o da olur. Serbest çalışma.

Gün içinde yemek isterseniz 2 saat de yeterli chiaların şişmesi için.  Hatta süt tercihinizi aromalı soya sütlerinden kullanırsanız oradan da bir tat yakalıyorsunuz.



Reçelli peynirli kahvaltı.


Bu ay şimdi yazarken fark ettim ki sadece bu kitabı okumuşum. Ne az.
Öykülerden oluşan bir Haruki Murakami romanıydı, hepsi de bir şekilde sevgilisini/karısını kaybetmiş erkeklerin hikayeleri. Zevkliydi.


Bahar yorgunluğu ne zaman bitecek. Akşamları 9'da uyuyakalmamak için iş çıkışları Redbull içmeler.


Soslu tavuk denemelerim sürdü.Yanına da iş çıkışı hızlı pişsin diye minicik doğrayıp az yağda tavada pişirdiğim ya da fırınladığım patates.

Nutellalı, muzlu, çilekli tost. Bazen olur öyle.


İsmail yemek yaparken teftişte.


Bezelyeli, brokolili, ton balıklı makarna.


Bu ay 10 kilo çilek yemişimdir.


Ne yalan söyliyim iyi gezdim. Gezmelerimi ayrı ayrı postlar yaptığım için buraya tekrar almadım.


Redbull içmediğim zamanlar kahve içtim.


Filmlerden de sadece Room'u izlemişim. Ne garip yine çok az. Oralarda buralarda gezmekten fırsat olmadı zaar. İzlemediyseniz çok öneririm, konusu da akışı da çok çok güzeldi.


The Big Bang Theory'e başladım bu ay! Bir dahaki ay da artık Amerika'yı keşfederim herhalde.
Aşırı eğlenceliymiş, hızlıca 2. sezonundayım bile. Çok keyif.


Pankek yaptım bir ctesi.


The body shop'tan bir maske aldım, ballı ve yulaflı. Çok iyi hissediyorum haftada 2 gün onu yaptığımda. Yazacağım biraz daha kullanayım da.


Bir de yine uykumun çok olmasından mütevellit uyduruk uyduruk affogatolar oluşturdum. Sade dondurma yanında amerikano. Kimi zaman da dondurmayı americanonun içine koyarak. -naptı, kahveyi şekersiz içti.

Bol gezmeli, eğlenceli, güzel yemekli, iyi mayıslar dilerim. Sevgiler.