berlin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
berlin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Ocak 2014 Cumartesi

Berlin 6. Gün

Son gün artık soğuktan, yürümekten, ayakta durmaktan biraz bitkiniz. Tabi o sırada çok farketmiyormuşuz. Yorgunluğu ben istanbul'a dönünde ertesi gün daha net hissettim.

Berlin'e gitmeden önce bloglarda kahvaltı için önerilen Einstein Kaffeee. Ben önermiyorum, şahsi önerim Balzac Coffee. 




 Yine de Croissant'ı güzeldi. Bizim nero ve starbucks neden beceremiyor bu croissant işini bilemedim, aslında çok zor olmasa gerek.



Burası da KaDeWe'nin içi.



Havaalanına gitmeden Postdamerplatz'da son kahve.



Bu da böyle bi Berlin gezimizdi. Güzeldi. Biraz üşütücü olduysa da ben christmas zamanın gittiğimize memnunum. Zira dediğim gibi 1 Ocak'ta tüm sokaklardaki tüm renklilik toplanıyordu ve kapalı havanın da etkisiyle daha kasvetli bi şehir ortaya çıkıyordu. Ha kasvet, melankoli sevmediğim şeyler mi, tabi ki değil :)

Berlin 5. Gün


5. günde Orenienburg'taki Sachsenhausen Toplama Kampı'na gittik. 

Önce yoldan bikaç foto. Buradaki evler Berlin'dekiler gibi alabildiğine uzun -uzun derken enlemesine- değildi. Hansle ile Gratel evi hayallerime daha uygundu :)



Kampın girişi:





türkçe meali: "çalışmak bizi özgür kılar"mış. ironik.


burası daha mutfak kısmı. buradan bile tüyler ürpertici olmaya başlamıştı.




bu kapı gaz odasının kapısıymış. insanlar gaz odasına yıkamak için sokulduklarına inandırılarak sokuluyormuş. orada yazana göre bu kapı bir sürü insanın ölmeden önce gördüğü son kapı olmuş.



bunlar ari ırk oluşturma çalışmalarında kullanılan göz, saç, ten rengi kalıpları. inanılır gibi değil.





bunlar insanların yakıldığı fırınlar:




garip bi yerdi, insanın fotoğraf çekesi bile gelmiyor fazla. bir de o dönemi öğrenme, ayrıntılarına hakim olma isteği uyandırıyor kamp. sonrasında istanbulda iknci dünya savaşı/hitler dönemine ilişkin kitap arayışım oldu ancak 4-5 cilitlik çok ayrıntılı kitaplar dışında bişey bulamadım. kaldı ki o kitaplar da en kapsamlı D&R'da bile yoktu. araştırmalarım sürecek, önerilere açığım.

Şehir merkezine dönüş yolundan bir gün batımı:



akşam birası:





Kurfurstendamm'daki ünlü KaDeWe alışveriş merkezi. Dıştan pek cafcaflıydı. Zaten bir alışveriş merkezinde ilgin ne olabilir ki diye düşünerek girmiştim. Nitakim öyle çıktı. Gitmişken girmemezlik etmemiş olmak için bi yarım saat dolaşılıp çıkılabilir, lüks AVM işte başka bir olayı yok.



ama sokaklar güzel :)









bana noel yeşili kırmızısıyla gelin.






Bu biracıya tesadüfen girdik. Sonradan gruptaki arkadaşlardan birinin araştırmalarından öğrendiğime göre halen faaliyette olan en eski bira üreticisiymiş. Zaten kapıda yazan "Alteste Braueret Der Welt" de dünyanın en eski biracısı demekmiş. Cehalet her yerde zor :)





Yarın dönüş :(

3 Ocak 2014 Cuma

Berlin - 3,5 ve 4. Gün :)

Dresden dönüşü Kurfurstendamm'a gittik. Berlin'in en ışıklı, hareketli caddesi. Görülmesi gerekenlerden:



Tabii christmas olduğundan ayrı bir çıngıraklı anladığım kadarıyla:





Ordaki Hard Rock Kafe'de 3. gün akşam yemeğimizi yedik. Sene 2013 :)



Hard Rock Kafe için 3 saat beklememiz gerekince sokağı turladık,  araya giren fotolar oradan :)






Vee sıramız geldi, yeniden Harc Rock Cafe :)





Naços'un öncesi:


ve sonrası :)




Bu Kathe Wohlfahrt denen oyuncakçıyı çoook sevdim, fotoğraflarını çeke çeke bitiremedim.





ve 4. gün. postdamer platz'dayız.



Balzac Coffee'de kahvaltı.


 Berlin'de kahvaltı için ben bu cafeyi beğendim en çok. Gitmeden önce okuduğum bloglarda çok gördüğün Einstein Cafe'nin kahvaltı açısından pek iyi bir tarafı yok, acı kahve sevenler tercih edebilir.



Her yer tarih, her yer fotoğraflık:





Sony Center. Berlin'e gidince görülmesi gerekenlerden diye yazılmış hep. bence de öyle:





Ahh burası da Berlin Filarmoni Orkestrası'nın yılbaşı konserini dinlemek için gittiğimiz ancak dinleyemediğimiz Berliner Philharmonie. Meğer bu konser gelenekselmiş, hatta trt ntv de yayınlamış. Biz açıkçası çok planlı davranmadığımızdan çok aç gitmiştik, konser biletleri de 30 euro'dan başlayınca ve o sırada bunun geleneksel bir konser olduğunu bilmeyince gerekli motivasyonu sağlayamadık.

Berlin'e yılbaşı için giderseniz şimdiden söylüyorum, saat 15:00 ve 18:30'da konser var :)



Tiergartene uzandık oradan. Zaten Filarmoni ile Tiergarten birbirine çok yakın:


Brandenburger Tor'da yılbaşı hazırılıkları. Malum 31 Aralık günündeyiz:



Yılbaşı hazırlıkları günü gittiğimizden Brandenburger Tor'un şöyle eli yüzü temiz bir fotosunu çekemedim:



Burası da Jewishlerin anısına yapılmış bir açıkhava müzesi.

Brandenburger Tor'a gittiğinizde gitmenizi tavsiye ederim. Etkileyiciydi.







Parlemento'ya geldik:




Bunlar Parlemento Hitler tarafından bombalandığında ölen -yanlış hatırlamıyorsam- 96 kişinin anısına dikilmiş 96 taş:


Pek havalı değil mi Parlemento binaları?




Burası da Hauptbahnhof. Almanların Haydarpaşa'sı :)  Çoook büyük bi yer, ana tren istasyonu.




Hauptbahnhof'a da bu büyüklükte bir ağaç yakışırdı :)



Postdamer Platz'da bir sanat :)



Friedrichstrasse'ye giderken pembe borular:





Burası da Almanya'nın ünlü biracılarındanmış.

Augustiner.





Soğukta çorba yiyelim diyince bunu getirdiler:





Çıkışta bugün hiç christmas market gezmedik eksik kalmasın dedik, hemen karşımıza bi tanesi çıktı:














Oyuncak mağazalarına çok tav olduğumu söylemiş midim?



Krep de yedim eksik kalmadım. Berlin'de yediğim en lezzetli şeylerden biriydi.



31 Aralık gecesi Brandenburger Tor'a gitmeye çalışırken bir duvar. Her yer Taksim her yer direnişti.



Har kafadan bir havai fişek çıkıyordu Berlin'de. Bu gördükleriniz ise resmi havai fişekler, devletin attıkları :)




4. günümüz bu şekilde bitti. Senelerden artık 2014'tü :)