12 Eylül 2013 Perşembe

Kullandıklarım - 3


En son watsons alışverişimden bikaç parçayı tanıtayım.


pantene aqua light serisi: saç dökülmesini önleyici şampuanların yarısından çoğunu denedikten sonra bir işe yaramadıklarını gördüm. onlara o kadar para verene kadar market şampuanı kullanırım, hem saçlarım mis gibi kokar hem de parasıyla kıyafet alır mutlu olurum saçlarım mutluluktan daha az dökülür dedim :). bunu dememden sonra lise ve üniversite yıllarımda kullandığım ve gayet de memnun kaldığım pantene'e hızlı bir geçiş yaptım.

yukarıdakiler bu serinin bitirdiğim 3. kutuları. adı aqua light olunca belki saçıma biraz hacim verir diye düşünerek aldım. ama saçlarınız çok yağlı değilse kullanmanızı tavsiye etmem. zira benim saçlarım pek yağlı değil ve kendisi saçımı çok kuruttuğundan bu yolla biraz hacim kazandırsa da şimdi saçlarımın uçlarını nemlendirmek için ek ürün kullanmam gerekiyor.

dolayısıyla yağlı saçları olanlara tavsiye ederim. saç kreminden daha memnunum, gayet güzel açılıyor saçlar bunu sürünce.




nivea duşta vücut kremi: bu ürünün reklamını görür görmez çok seveceğimi tahmin etmiştim, öyle de oldu. duştan sonra hiç nemlendiriciyle uğraşmak gerekmiyor, duşta bunu sürüyorum durulanıyorum, cildi yağlı yapış da bırakmıyor, güzel de kokuyor. çok tavsiye ederim.


nivea moisturising after sun spray: güneşlenme sonrası rahatlatıcı olan bu krem 1 haftalık tatilde tabi ki bitmediğinden ben sonrasında da banyo sonrası nemlendirici olarak kullanıyordum. taa ki yukarıdaki nivea ile tanışana kadar. ama bu ürün de nemlendirici kullananlara tavsiye edebileceğin türden. yağlı bir his bırakmıyor ve güzel nemlendiriyor. tek sorunu erkek parfümü/traş losyonu gibi kokması.




l'oreal elseve yıpranma karşıtı bakım serumu: yukarıda bahsettiğim üzere kuruyan saç uçlarım için bu bakım serumunu aldım. kokusuna da tav olmuş olabilirim. bayağı büyük bir kutu. çok güzel kokuyor. haftada bir uyguluyorum. saç uçlarımı gayet güzel nemlendiriyori zaten sadece uçlara sürmek gerekiyor. taranmasını da kolaylaştırıyor. ayrıca son kullandığım ve hiç memnun kalmadığım, saçlarımı neredeyse suyla akıtan watsons biralı bakım maskesi gibi saçlarımı da dökmedi. evde uygun fiyatlı bir saç bakımı için çok makul.




neutrogena blackhead eliminating daily scrub: siyah nokta temizleyici kremlere uzun süre şüpheyle yaklaştıktan sonra yüüzmdeki siyah noktaları güneşte net gördüğün bir gün denemeye karar verdim. beklediğim negatiflikler yüzümü çok kurutacak ve gerecek olmasıydı. ama bu negatifliklerle karşılaşmadım. zira tanecikleri minik minik ve jel kısmı da dove misali yumuşacık ve kremli gibi. kullanınca yüüz tertemiz ve arınmış hissettiriyor. jel kısmının bahsettiğim yapısından dolayı yüzü germiyor, kurutmuyor.



yves rocher gommage gourmand: bu da yukarıdaki siyah nokta temizleyiciyi almadan önceleri hep aldığım ve haftada 2 sefa banyo yaparken kullandığım bir üründü. muhteşem bir kayısı kokusu var bunun. içindeki tanecikler de kayısı çekirdeğinin ezilmesiyle elde edilmiş. buu da seviyorum ancak bu biraz daha kurutucui her gün kullanılacak cinsten bir ürün değil.


dove duş jelleri: marketlerde satılan duş jelleri arasında dove ve palmolive'i severim. bu defa farklı kokulu iki tane dove aldım değiştire değiştire kullanmak için. yeşil olanı daha çok sevdim, fresh bi kokusu var tipinden de anlaşılacağı gibi. diğeri daha kremsi ama o da hoş.

nispeten uzun bir malzeme post'u oldu. umarım beğenirsiniz ve varsa sorularınıza yanıt olur :)

herkese sevgiler.

31 Ağustos 2013 Cumartesi

Pastel Dore-112


Altın rengini çok severim. Ojede abartı durabilir gibi geliyordu, denemiyordum. Sonunda dayanamadım, giysilerim siyah-gri olursa tırnaklarım ne kadar abartılı durabilir ki diye düşünüp denedim :). Böyle oldu:




Bence hiç abartılı durmadı pastelin dore simli bu ojesi.



Hatta aşağıda işaret ve yüzük parmağımdaki gibi ışık vuran yerde parlak iken orta parmaktaki gibi gölgede kaldığında belli belirsiz bir renk.




Bu da tek kat sürülmüş hali. 2 kat ideal bence bu renk için.


Blogum son zamanlarda oje bloguna dönmeye başladı. Yakın zamanda ayrıntılı bir watsons alışverişi yazısı yazacağım :).

Sevgiler.



25 Ağustos 2013 Pazar

Pastel 136


Pastel'in aşağıdaki mavi ojesini denedim. Esasında bildiğimiz lacivertimsi koyu mavi ojeleri sevmiyorum. Ama bunu sevdim.  




Yukarıdaki iki fotoğrafta tek kat sürülmüş hali var, aşağıdaki iki fotoğrafta iki kat sürülmüş hali. Ojenin yapısı çok güzel ve tek kat sürünce bile fırça izi kalmıyor, homojen oluyor.



İyi haftalar.

22 Ağustos 2013 Perşembe

Okuduklarım-2


 
 
Son dönemde okuduğum ve okumayı planladığım birkaç kitaptan bahsetmek istedim. Alttan dördünü okudum, en üsttekini okuyorum.
 

 
 
Kişisel gelişim raflarındna son kitap alışım üniversiteyi yeni bitirdiğim zamanlara rastlar. Pek sevmiyorum kişisel gelişim kitabı okumayı, okurken sıkılıyorum. 4-5 yıl aradan sonra aşağıdaki kitabı aldım. Bi arkadaşımdan duydum, biraz da yorumları okuyunca alayım dedim.  Bilirsiniz tüm kişisel gelişim kitapları aynı yere çıkar, aynı şeyleri anlatır. Ben bu kitabın anlatımını sevdim. Bi de yaklaşımı diğerlerinden biraz farklı diyebilirim. Bitirmek üzereyim, memnun kaldım.

Bir Dinozorun Anıları'nı bu yaşa kadar okumamış olmama şaşırıyorum. Tatil'de kumsalda okudum. Çok akıcı bi otobiyografi. Hızlıca da okunuyor.


Sonrasında kraliyet kitaplarına merak sardım. Yine herkesin yıllar yıllar önce okuduğu Boleyn Kızı'nı okudum. 800 küsür sayfa ama akşam elinize aldığınızda uyku sıkıştırmasına rağmen biraz daha, bi bölüm daha diye merakla okunan kitaplardan.

Ve George Martin'in meşhur kitabı taht oyunlarını okudum. Bu kitabı da sevdim. Ama boleyn Kızı kadar sevmedim. Son çeyreğinde biraz elimde süründürdüm. Serinin diğer kitaplarınıalmak için biraz zaman tanıdım kendime.



Meşhur Sofi'nin Dünyası'nın yazarının başka bir kitabı var mıdır yok mudur hiç düşünmemiştim daha önce. Meğer varmış. Kitabı aldıktan sonra yazarının aynı kişi olduğunu farkettim. Sonu biraz baştan belli bi hikaye anlatıyor kitap. Biraz daha kalın olsa bu nedenle sıkıcı olurdu. Ama zaten minicik bi kitap olduğundna bitirebildim.




Diğer kitapları da okuduğumda ayrı bir post yaparım.

Herkese sevgiler.

20 Ağustos 2013 Salı

Maybelline Color Show


Maybelline Color Show'un denediğim şu rengi hoşuma gitti.


Az morlu parlatıcı gibi bir yapısı var bi de içinde simleri.



Fotoğraflardaki iki kat sürülmüş hali. Yapısı da güzel, kolay sürülecek kadar sıvı ama oldukça çabuk da kuruyor.

Sevgiler.

12 Ağustos 2013 Pazartesi

Kızılcık Reçeli


Kızılcık reçeli yaptım.


1 kilo kızılcığı temizce yıkayıp tencereye koydum. Böyle parlak ve kırmızı kırmızılardı. 



Üstüne 4,5 su bardağı şeker koydum.



Küçük ocakta altı kısık şekilde pişmeye başladı öylece. Sonra böyle oldu: 


Hiiç karıştırmadan arada üstündeki minik köpükleri almaya çalışarak pişirmeye devam ettim, sonra böyle oldu.

Bu renk olduğunda dolu dolu olmayan bi çay kaşığı kadar limon tuzu koydum, bi karıltırdım ve sonra 5 dakika daha pişti. Gördüğünüz gibi ufak köpükler vardı, ama onlar kaldı.


Sonra altını kapattım ve sabaha kadar tencerede soğudu. Cam kavanoza koydum. Biraz da kaseye ve böyle oldu:



Herkese sevgiler.

Flor Mar Matte - Yeşil

Yıllar yıllar önce çıkmış olmasına rağmen mat oje denemesini yeni yaptım.


 
 

Flor Mar Matte serisinde kırmızı, gri, lacivert bi de yeşil var. Kırmızı oje sürmekten ve french manikürden sıkıldığım için yeşil olanı denedim.



Bence çok başarılı oldu. Hatta yeşili o kadar güzel ki sürünce kurumadan önceki parlak hali de çok güzel duruyor. Tavsiye ederim.